Google
 

6 Ekim 2007 Cumartesi

Gökhan Özen Yazıları 4

İLK AŞKINDAN SONRA "AŞK YOKTUR" DEDİ!.. İçinden akan nehirleri de kimse bilmedi, bal gözler için yaktığı şehirleri de... Ama asla çıkmazına sürüklenmedi bu sevdanın.Dizginlerini kendi eline aldı, gitarının tellerine tutundu.Şimdi gitarıyla genç kızların yürek tellerini hoplatıyor.Lisedeyken ilk aşkı yaşadı Gökhan.Sorumsuzluğun kollarında kendini koyverdi sevdi. Adına ne denirse öyle sevdi.Ne yerdeki çiçegi ne gökteki kuşu böyle sevmedi.Aşkta kendini bile kaybeder insan, sevgiliyi yitirmiş çok mu!!! Çiçekler vardı elinde, kendi kendine soldu.Bir sevdalı yürek kendini hüznün kollarına bıraktı.Lambaları söndü sokakların.Gözlerindeki yağmurlar içine aktı.Rüzgar tersine esti bir zaman, dünler yarınların önünü kesiyordu o zaman. Cebindekiemanet resmi çıkardı.Kendi içinde azalıyordu, eksiliyordu bir yanı.Durduk yerde yitirdiği bir aşka inat yürüdü... Yürürken çoğaldığını hissetti. Bir parçası yerde kaldı resmin, elinde kalan kısmında kendi duruyordu. AŞKTAN GERİYE KALAN "Kaderimi senin eline bırakmayacağım" dedi, resmin kendisine. Yürüdü, bir daha dönmemecesine... Ankara'da kaldı adı.Bitmesi gereken en güzel zamanda bittiği içindir ki, şarkılarda kaldı sevdiği kızın bal gözleri... Ciddi anlamdaki ilk aşkından sonra aşka küstü.Var olanıda inkar etti ve "Aşk yoktur" dedi.Zamanla aşktan kaçış olmadığını anladı.Biteni bittiği yer bırakmayı öğrendi.Kendini oaralrdan çekip aldı."Ne kaldı?" dedim, "O aşktan geriye? "Ben kaldım" dedi, gözlerinin içindeki okyanusta geçmişte batan gemilerin yarısı duruyordu. Oralı olmadım. Buralıydı artık."Seni yenmeye geldim İstanbul" diye haykırdığı sokakların yeni insanıydı.Yabancı değildi bu çoşkulara.Şarkıların içndeki labirentte kaybolmadığı için gururluydu. "Kapattığım defteri bir daha asla açmam.Çıkan hesaplarda alacaklı olsam bile" derken, başkalarında olmayan bir çok şeyi de belgeliyordu... Gökhan'da yeni fark edilen güzellikler çoktu aslında.Fırından yeni çıkmış ekmek gibi gülüyordu.Durdu, gözlerindeki ışık duvara vurdu.Net olarak çizemediği bir sınırın içinden el salladı bekleşenler için. "Başkalarını bilmiyorum ama bende istemediğiniz kadar sevgi var.Ayrıca önüne geçilmez bir müzik tutkusu var.Müzik benim anadilim." Kendini geliştirmeninde ustasıydı Gökhan, belki yükselmesinin sırrıda burdaydı.Kendi içinde, başka hayatın gözlerinden bakıyordu belki.Farkında olmadan genç kızları yakıyordu belki. "Bir masalın içinde gibiyim.Galiba o genç kızların yeni masal kahramanı da benim.Ya da bana öyle hissettiriyorlar.Onların gücüyle, onların desteğiyle buralara geldim.Hiç birini inkar etmem." Hayranları Gökhan Özen için kendini parçalıyordu konserlerinde.Kasetinin imza günlerinde Gökhan'a dokunabilmek için kendini parçalayanlar vardı. Bayılan bile... Elinde bir demet çiçekle oturduğu evin kapısını çalandan tutun da, evden çıktığında takip eden ve evlenme teklifi eden genç kızlara kadar bir çok tutkulu hayranı mevcuttu. Bu durumdan asla şikayetçi değildi.Genç kızların hayat defterinde kenar süsüydü belki. Onlar için en masum aşk öyküsüydü belki...

Hiç yorum yok: